• in

    Sokak köpeği av tüfeğiyle vurularak yaralandı

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Bodrum’da dört yaşındaki dişi sokak köpeğine pompalı tüfekle ateş açıldı. Yaralı köpek tedaviye alındı.

    Bitez Mahallesi Yalı Caddesi’nde dolaşan ve çevredekilerin ‘Beyaz’ adını verdiği ‘Dogo’ cinsi sokak köpeği, av tüfeğiyle 2 el ateş edilerek yaralandı.

    BOYUN VE KARIN BÖLGESİNDE SAÇMALAR VAR

    Silah sesini duyup sokağa gelerek köpeği bulan vatandaşlar, yaralı hayvanı Marsel Veteriner Kliniği’ne götürdü. Beyaz’ın çekilen röntgeninde boyun ve karın bölgesi arasında onlarca saçma tespit edildi.

    “BU NASIL VAHŞETTİR”

    Olayın ardından Bitez Mahallesi’ne giderek köpeğin vurulduğu yerde dernek üyeleriyle birlikte inceleme yapan Bodrum Hayvan Hakları Derneği Başkanı Füsun Uslu, “Bu nasıl bir vahşettir, nasıl bir canlı düşmanlığıdır. Kimseye zararı olmayan Beyaz’ı av tüfeği ile vuran kişinin bulunması için hem suç duyurusunda bulunduk hem de araştırma yapıyoruz. Kabul edilebilir bir şey değil. Hayvanın tedavisi sürüyor ancak yaşaması mucizelere bağlı” dedi.

  • in

    Elçin Sangunun yeni imajı şaşırttı!

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Oyuncu Elçin Sangu saçlarını kestirdiği fotoğrafını sosyal medyadan paylaştı. Elçin Sangu’nu bu son hali takipçilerini neredeyse ikiye böldü.

    Güzel oyuncu Elçin Sangu, yaptığı son paylaşımla gündeme geldi. Oyuncu, yeni imajını Instagram hesabından takipçilerinin beğenisine sundu. Uzun saçlı görüntüsüyle tanınan Sangu’nun bu son hali ise herkesi şaşırttı.

     

    Elçin Sangu’nun yeni imajına kimi takipçileri “Mahvetmişsiniz kızıl bombayı” derken kimi takipçileri de “Ona her şey yakışıyor” yorumunda bulundu.

     

  • in

    İBB Meclisi değişen sokak isimlerini onayladı

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    İstanbul’da 103 sokağın ismi değiştirildi. Değişen sokaklar arasında terör örgütleri çağrıştıran ve ahlâka aykırı isimler var.

    İBB Meclisi’nin Aralık ayı toplantısının bugünkü oturumunda, “Gülen”, “Himmet”, “Paralel” gibi kelimelerden oluşan ya da gülünç ve ahlâka aykırı görülen 192 ad değişikliği talebinin 103’ü, oy birliği ile değiştirildi.

    GÜLEN, HAKAN ŞÜKÜR, DUMANLI…

    İsmi değişen yerler arasında; Gülen Caddesi, Hakan Şükür, Zaman, Samanyolu, Sızıntı, Aksiyon, Cihan, Himmet, Hizmet, Dumanlı gibi sokak isimleri de bulunuyor.

    Vatandaşlardan gelen şikayetler ve İBB Başkanlığı’nın konuyla ilgili çalışması neticesinde belirlenen sokak isimlerinin değiştirilmesine; AK Parti, CHP ve MHP’li meclis üyeleri olumlu oy kullandı.

    GÜLEN CADDESİ, ŞEHİT ÖMER HALİSDEMİR CADDESİ OLDU

    İBB Meclisi’nde alınan karara göre; Eyüp ilçesinin Akşemsettin ve Çırcır Mahalleri arasındaki ‘Gülen Caddesi’nin ismi, Şehit ‘Ömer Halisdemir Caddesi’ olarak değiştirildi. Ayrıca 25 ayrı ‘Gülen’ isimli sokağa Şehit Polis Erdem Özçelik, Şehit İhsan Yıldız, Jandarma Er Ferit Demir, Diriliş, Gökırmak gibi yeni isimler verildi.

    HAKAN ŞÜKÜR SOKAĞI, ŞEHİT HALİL KANTARCI SOKAĞI OLDU

    Tuzla Postane Mahallesi’nde yer alan FETÖ sanığı eski futbolcu Hakan Şükür Sokağı’nın ismi ise Şehit Halil Kantarcı Sokağı olarak değiştirildi. Ayrıca 4 ayrı ‘Paralel’ isimli sokağın ismi öbür isimlerle değiştirilirken, FETÖ çağrışımı yaptığı belirtilen “Zaman, Samanyolu, Sızıntı, Aksiyon, Cihan, Himmet, Hizmet, Dumanlı” gibi sokak isimleri de gelen şikayetler üzerine değiştirildi.

    TERÖR ÖRGÜTÜNÜ ÇAĞRIŞTIRAN İSİMLER DEĞİŞTİ

    Alınan karara göre, “Yuvarlak, Torbacılar, Fak, Zenne, Topel, Bayırgülü” isimleri de raporda  ahlaka aykırı görülen isimler arasında yer aldı. Bu isimler ile “Kandil, Güvenkandili” gibi terör örgütünü çağrıştıran sokak adları da değişenler arasında.

    Ayrıca; “Harem, Aşkım, Kısrak, Belleten, Kadeh, Huylu, Pıtrak, Kekevi, Diker, Çerçi, Garzan, Eğrelti, Kısanta, Aranır, Albız, Çalkantı, Akışlı, Gazino, Mabeyn, Selam, Selamsız, Beliğ, Çuha, Şecaat, Çakalı, Koş, Delikoç” isimleri ile rakam ve harften oluşan sokak isimleri de değişen isimler arasında yer alıyor.

  • in

    Hamasın 30uncu kuruluş yıl dönümü

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Filistin direnişinin en önemli aktörlerinden olan Hamas, 30. yaşını kutladı. Kassam Tugayları Gazze’de askeri geçit töreni düzenledi

    Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kasam Tugayları, Hamas’ın 30’uncu kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Gazze’de askeri geçit töreni düzenledi.

    ASKERİ GEÇİT TÖRENİ DÜZENLENDİ

    Törene Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’ndan yüzlerce kişi katılırken, Kassam direnişçilerinin bazılarının daha önce Gazze’de ürettiklerini duyurdukları keskin nişancı tüfeklerinin yanı sıra farklı ağır otomatik silah, zırh delici roketatar ve havan topları taşıdığı görüldü.

    Törende ayrıca aralarında yerli üretim olan M75 füzesinin de bulunduğu ve İsrail’in Temmuz 2014’te Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılar sırasında İsrail kentlerine fırlatılan füzeler de sergilendi.

    HAMAS’IN KURULUŞU

    Hamas, başta Şeyh Ahmed Yasin olmak üzere Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) liderleri tarafından 14 Aralık 1987’de kuruldu. Askeri gücündeki artıştan sonra örgüt, 1992’de İzzeddin el-Kassam Tugayları adıyla, silahlı bir direniş kanadı oluşturdu.

    Hamas, 2006’da Filistin meclis seçimlerinde aldığı oylarla iktidara gelmiş ve İsmail Heniyye başkanlığında hükümeti kurmuştu. Fetih hareketi bunun ardından siyaset sahnesini Hamas’la paylaşmak zorunda kaldı. Fetih’in tepkisinin yanı sıra ABD, AB ve İsrail de seçim sonuçlarını tanımadı.

    Hamas’ın 2006’daki seçimlerden başarıyla çıkmasının ardından, Gazze’ye abluka uygulamaya başlayan İsrail, gıda ve inşaat malzemelerinin girişine de kısıtlama getirdi. İsrail’in, Gazze’ye yönelik ablukası uluslararası tepkilere rağmen aralıksız devam ediyor.

    Hamas, her yıl 14 Aralık’ta kuruluş yıl dönümünü kutluyor.

  • in

    Hulusi Akar, ABDli komutanlarla görüştü

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın ev sahipliğinde, ABD’li komutanlarla üçlü zirve gerçekleşti.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR’ın ev sahipliğinde, ABD’li komutanlarla üçlü zirve gerçekleşti.

  • in

    Konsolosluklardaki şüpheli paketlerden lokum çıktı

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Almanya ve Fransa Başkonsolosluğuna kargo ile gelen kolilere K-9 köpeklerinin tepki vermesi üzerine harekete geçen polisler paketleri fünye ile patlattı.

    İstanbul’da saat 15.00 sıralarında Beyoğlu Gümüşsuyu İnönü Caddesi üzerindeki Almanya Başkonsolosluğu ve Taksim İstiklal Caddesi üzerindeki Fransa Başkonsolosluğuna kargo ile koli geldi. Kolilerde rutin arama yapan görevliler, K-9 köpeklerinin tepki verdiğini fark etti. Bunun üzerine görevliler polis ekiplerine ihbarda bulundu.

    POLİS OTOMATİK SİLAHLARLA KONUŞLANDI

    İhbar üzerine Almanya Başkonsolosluğuna gelen polis ekipleri, güvenlik şeridi çekerek çevrede önlem aldı. Ardında bomba imha uzmanlarına bilgi verildi. Kısa sürede olay yerine gelen uzman ekip, önce K-9 köpeğiyle pakette inceleme yaptı.

    Köpeğin tekrardan tepki vermesi üzerine hazırlanan uzman ekip, fünye ile paketi patlattı. Olay esnasında ise cadde araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Polis, otomatik silahlarla çevrede konuşlandı.

    KOLİDEN LOKUM VE KOLONYA ÇIKTI

    Patlatmanın ardından uzman ekibin inceleme yaptığı koliden lokum ve kolonya çıktı. Yapılan incelemelerin ardından şerit kaldırılarak, cadde tekrardan trafiğe açıldı. Olay esnasında panik yaşayan vatandaşların da cep telefonlarıyla yaşananlar görüntülediği gözlendi. Koliden çıkanlara el koyan polis olayla ilgili tutanak tutarak incelemelerini tamamladı.

    YILBAŞI HEDİYESİ ÇIKTI

    Öte yandan eş zamanlı olarak Fransa Başkonsolosluğunda da şüpheli koli alarmı verildi. Almanya Başkonsolosluğundaki çalışmalarının ardından İstiklal Caddesine geçen uzman ekibin, burada da inceleme yaptığı koliden lokum ve kolonya çıktığı öğrenildi. Eş zamanlı olarak gelen kolilerin yılbaşı öncesi konsolosluklara hediye olarak gönderildiği ortaya çıktı. Polis, olaylarla ilgili inceleme başlattı.

  • in

    Denizlide iki araçta tarihi eserler ele geçirildi

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Denizli’de satışa sunmak için tarihi eser taşıdığı belirlenen iki araçta bulunan 4 kişi, gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, şehir dışından satışa sunulmak üzere kente tarihi eser getirileceği bilgisine ulaştı.

    İKİ AYRI OPERASYONDA 4 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

    Antalya karayolu üzerinde kontrol noktası oluşturan ekipler, durdurulan bir şehirlerarası yolcu otobüsünde yolculuk yapan biri kadın, 2 kişiyi araçtan indirip, detaylı arama yaptı. Aramada, kadının el çantası içerisinde çok sayıda sikke, heykelcik ve tarihi eser niteliğinde obje ele geçirildi. 2 şüpheli gözaltına alındı.

    Polis ekiplerince gerçekleştirilen bir diğer operasyonda ise, şüpheli bir otomobil takibe alındı. Durdurulan araçta yapılan aramada, art koltukta siyah renkli poşete sarılı sırt çantası içerisinde, üzerinde figürlerin bulunduğu prizma görünümlü sütun şeklinde tarihi eser bulundu. Otomobildeki 2 kişi gözaltına alındı.

    TUTUKSUZ YARGILANACAKLAR

    İki ayrı operasyonda heykelcik, bilezik, kolye, ayna türünden 9 tarihi eser, 62 sikke ve 1 sahte eser ele geçirildiği belirtildi. Müze Müdürlüğü’ne gönderilen tarihi eserlerin Roma, Grek, Osmanlı ve Bizans dönemlerine ait olduğu tespit edildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

  • in

    Pınar Altuğ Allah bir daha yaşatmasın

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Oyuncu Pınar Altuğ’dan kaza geçiren eşi Yağmur Atacan’a duygusal mesaj.

    Oyuncu Pınar Altuğ’un eşi Yağmur Atacan dün akşam bir trafik kazası geçirdi ve ölümden döndü.

    Beykoz’da, oyuncu Yağmur Atacan’ın kullandığı cip kontrolden çıkarak bir otomobile çarptı. Kazada, otomobilin sürücüsü yaralanırken Yağmur Atacan ile yanındaki 5 yaşındaki kızı kazadan yara almadan kurtuldu.

    Eşinin ve kızının fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan Pınar Altuğ Atacan, altına “Dün akşam kızım ve kocam aka bir kaza geçirdi. Çok şükür hem ailemin hem de karşı tarafın sağlığı yerinde. Arayan, soran, ilgilenen herkes çok teşekkür ederim. Allah bir daha yaşatmasın.” yazdı.

  • in

    Her edebiyatseverin okuması gereken kitaplar

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Türk ve Dünya Edebiyatı’ndan seçilmiş eserlerin yer aldığı listemizde herkesin okuması gereken romanlar…

    Ensonhaber Kitap Ayracı olarak siz değerli kitapseverlere mümkün olduğunca yeni yapıtlar sunmaya, tanıtmaya özen gösteriyoruz. Kitap okumak çok kutsal bir eylemdir.

    Türk ve Dünya Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinden oluşan okuma listemizde, Fyodor Dostoyevski’den, Gustave Flaubert’ten, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan, Oğuz Atay’a, Franz Kafka’dan, Milan Kundera’ya, James Joyse’den Tolstoy’a değin önemli yapıtlar yer alıyor.

    Okumak değerdir.

    Kitap Ayracı’nın özel haberi…

    OĞUZ ATAY – TUTUNAMAYANLAR

    Ülkemizin en değerli yazarlarından biri olan Oğuz Atay’ın yazıldığı dönemde aka tartışma konusu olmuş eseri Tutunamayanlar, 1972 yılında yayımlanmıştır.

    TÜRK EDEBİYATINDA YENİ BİR ÇAĞI BAŞLATTI

    Eser, bilinç-akışı tekniğiyle döneme damgasını vurarak Türk Edebiyatı’nda yeni bir çağı başlatmıştır. Pek çok eleştirmen, Tutunamayanlar’ı Türk Dili’nde yazılmış en iyi eser olarak değerlendirmektedir.

    Oğuz Atay’ın ölümünün 40. yıldönümü vesilesiyle bu güzel romanı hatırlatmış olalım.

    Yazar: Oğuz Atay

    Yayınevi: İletişim Yayınları

    Dili: Türkçe

    Yayım yılı: 1972

    Türü: Roman

    Syf: 724

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    D&R

    FYODOR DOSTOYEVSKİ – CİNLER

    Cinler, Rus toplumunu bekleyen çalkantıları seneler öncesinden sezebilmiş Dostoyevski’nin, gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı siyasi romanıdır.

    Cinler. bir cinayet romanı…

    Yazar: Fyodor Dostoyevski

    Yayınevi: İletişim Yayınları

    Rusçadan çeviren: Engin Altay

    Türü: Roman

    Baskı yılı: 2004

    Syf: 823

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    D&R

    FRANZ KAFKA – DAVA

    Kafka Dava’da suçu yalnızca bir eylem olarak tanımlamayıp zanlının “kötü niyeti”yle de ilişkilendiren ve suçtan çok suçluya odaklanan absürd bir hukuk sistemi paradigması inşa eder

    Dava, Kafka’nın önemli klasiği…

    Yazar: Franz Kafka

    Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

    Almancadan çeviren: Gülperi Sert

    Türü: Roman

    Baskı yılı: 2016

    Syf: 224

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    İdefix

    TOLSTOY – SAVAŞ VE BARIŞ

    Savaş ve Barış, “klasik” dendiğinde akla gelen ilk kitaplardan. Napoléon’un Rusya’yı işgalini anlatan dev bir savaş romanı, aynı zamanda bir Rusya panoraması.

    Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy

    Yayınevi: Can Yayınları

    Rusçadan çeviren: Zeki Baştımar

    Türü: Roman

    Yayım yılı: 2016

    Syf: (toplam iki cilt) 1700

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    İdefix

    AHMET HAMDİ TANPINAR – MAHUR BESTE

    Mahur Beste’deTanpınar’ın Huzur ve Sahnenin dışındakiler adlı romanlarında önemli bir motif olan “Mahur Beste” teması önemli yer tutar. Mahur beste, acı bir aşk hikayesinin klasik musiki kalıplarıyla soyutlanmasıdır.

    Bir Tanpınar romanı…

    Yazar: Ahmet Hamdi Tanpınar

    Yayınevi: Dergah Yayınları

    Dili: Türkçe

    Türü: Roman

    Baskı yılı: 1998

    Syf: 175

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    İdefix

    JAMES JOYSE – ULYSSES

    James Joyse’nin en çok okunan ve bilinen ünlü romanı

    Yazar: James Joyse

    Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

    İngilizceden çeviren: Nevzat Erkmen

    Baskı yılı: 2012

    Türü: Roman

    Syf: 844

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    D&R

    MİLAN KUNDERA – ÖLÜMSÜZLÜK

    Çek yazar, Milan Kundera’nın roman anlayışının tam anlamıyla ifadesini bulduğu bir doruk: Ölümsüzlük. Ona göre roman, varlığı araştırmak için bir araçtır.

    Yazar: Milan Kundera

    Yayınevi: Can Yayınları

    Çeviren: Aysel Bora

    Türü: Roman

    Baskı yılı: 2015

    Syf: 435

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    İdefix

    GUSTAVE FLAUBERT – DUYGUSAL EĞİTİM

    Çağdaş romanın öncüsü olma niteliğini taşıyan Duygusal Eğitim, art planında Flaubert’in en ince ayrıntısına kadar gözlemleyip analitik bir zekâyla kusursuzca aktardığı Temmuz Monarşisi, 1848 Devrimi ve İkinci Cumhuriyet Dönemi’yle tarihçilerin de başvuru kitaplarından biri olmayı başarmış bir yapıttır.

    Fransız yazarın çok okunan romanı…

    Yazar: Gustave Flaubert

    Yayınevi: Can Yayınları

    Çeviren: Aysel Bora

    Türü: Roman

    Baskı yılı: 2015

    Syf: 568

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    D&D

    ERNEST HEMİNGWAY – ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR

    Nobel ödüllü Amerikalı yazar Hamingway’ın baş eseri olan Çanlar Kimin için Çalıyor, ispanya İç Savaşı’nı mevzu, bahis ediniyor. Roman, Milli Eğitim Bakanlığı’nın önerdiği 100 Temel Eser arasındadır.

    Yazar: Ernest Hamingway

    Yayınevi: Bilgi Yayınevi

    İngilizceden çeviren: Erol Mutlu

    Türü: Roman

    Baskı yılı: 2015

    Syf: 496

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    D&R

    KEMAL TAHİR – DEVLET ANA

    ‘Devlet Ana’, Osmanlı kurulmadan önceki Anadolu’nun görünümünü üve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır.

    Kemal Tahir’iin en önemli romanı olarak gösterilen ‘Devlet Ana’, onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.

    İthaki Yayınları usta yazarın bütün eserlerini yeniden bastı.

    Yazar: Kemal Tahir

    Yayınevi: İthaki Yayınları

    Dili: Türkçe

    Baskı yılı: 2016

    Syf: 656

    Kitabı satın almak için linki tıklayın:

    İdefix

    Kitap sayfası için iletişim: [email protected]

  • in

    Tutunamayanlardan etkileyici pasajlar

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Zamanının ötesini görebilmiş Yazar Oğuz Atay’dan "Tutunamayanlar"…

    Tutunamayanlar, “Selim Işık ve Turgut Özben” adında iki karakterin hayata tutunmaya çalışmasının, vazgeçişlerinin, kabullenişlerinin hikâyesi…

    Turgut, çok sevdiği Selim’in intiharını araştırıyor ve iç hesaplaşmasında kaybolurken buluyor kendini. İç sesini dinliyor, Olric’i. Hayat dediğin, tutunmakla tutunamamak arasında ince bir çizgide geçiyor. İşte bu arayış, mükemmel cümleler doğuruyor.

    Sana kim tanıklık edecek?

    Dur bakalım, dur bakalım hele. Öyle kolay değilmiş, değil mi? Kolay olsaydı biz yapardık. Yapmadığımıza göre, bizim de kendimize göre bir bildiğimiz var. Biz de okuduk onları. Onlardan, dediğin anlam çıkmaz. Çıksaydı biz bilirdik senden önce. Hepimiz birbirimize tanıklık ederiz. Sana kim tanıklık edecek?

    Kaybettiniz benim gibi

    Siz de benim gibi,

    Günleri sevgiyle isteyerek

    Değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek

    Bir sıkıntı ve nefretle yaşadınızsa,

    Ankara güneşi sizin de

    Uyuşturmuşsa beyninizi, Ata’nın izinde

    Gitmekten öbür bir kavramı olmayan

    Cumhuriyet çocuğu olarak yayan,

    Pis pis gezdinizse

    Hergele Meydanı’nda, bu sarı ve tozlu alan

    İğrendirmediyse sizi,

    Bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi,

    Kaybettiniz (benim gibi)

    Hiç alışamadım

    Eşyalarınıza alışamadım, yadırgadım onları. Salon-salamanjeyi, deniz gibi aka ve kauçuk köpüklü yatağı olan karyolayı, aynı takımın yaldızlı gardırobunu ve tekrar aynı takımın şifonyerini ve tekrar aynı takımın tuvaletini sevemedim. Evinizde Türkçe bir şey kalmamıştı. Bana anlayış gösterecek yerde büfeyi gösterdin.

    Farkında değilsin

    Sen, yalın düşüncelere alışıksın sadece. Hayatın asıl tadı, gerçek tuzu olan ikinci dereceden bilinmeyen güzelliklerin farkında değilsin.

    Faydası yoktu

    Belki de anlatmaya çalıştın birilerine. Kim bilir? Anlatamadın; belki o insanın yüzüne bakar bakmaz anlatmanın yararsızlığını gördün.

    Yaşayabilirdim

    Benim gibi az gelişmiş bir ilkokul öğrencisinin de başarabileceği tek şey buydu. Kötülüğe kayıtsız kaldım; ona içimde yer vermedim. Kara ekmeği aş zorundaydım; ama kötü şiir okumadan da yaşayabilirdim.

    Ben kimim?

    Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime laf geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana ‘Bugün, ne yapmalı?’ diye soracak olurlarsa, ancak ‘Önce kendini düzeltmelisin’ diyebilirim. Bu temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir: kendini çözemeyen kişi kendi dışında hiçbir sorunu çözemez.

    Tanıdığıma sevindim

    “Şu anda, sana güzel bir laf söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim” dedi. Tekrar de az gelişmiş bir cümle söylemeden için rahat etmeyecek: “Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda”


    Öyle güzeldiniz ki efendimiz

    – Günahlarımın ağırlığına dayanamıyorum Olric. Neden beni uyarmadın?

    – Buna hakkım yoktu efendimiz, öyle güzel gürlüyordunuz ki. Size kapılmamaya imkân yoktu. Çevrenizdeki bütün sahtelikleri öyle güzel aydınlatıyordunuz ki…

    Bilmedi…

    Hafiftim, güzeldim, rüya gibiydim; bakmasını bilmedi.

    Biz adam olmayız Olric

    Bizdeki kitapların çoğu iri harflerle basılıyor Olric. Kültür seviyemizi gösteriyor bu iri harfler. Okumayı yeni öğrenen bir millet olduğumuz için iri harfleri tercih ediyoruz. Daha harfleri yeni söktüğümüz için, onları satırlar arasında kaybetmekten korkuyoruz. Az gelişmiş harfleri seviyoruz. Geniş aralıklı satırlar, sayfanın kenarlarında aka boşluklar, içimizi serinletiyor. Bütün babalar, oğullarına: ‘Oku da adam ol!’ diyorlar. Tekrar de kimse okumuyor. Biz adam olmayız Olric!

    Hayaller ve hayat

    Bir insan hayalleriyle nereye kadar yaşayabilir?

    Hayır diyebilmek

    En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler, kaldım. Oysa kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.

    Hoşça kal…

    Ben iç dünyama dönüyorum. Orada rüya kırıklığına yer yok.

    Oğuz Atay

    Tutunamayanlar

    İletişim Yay.

    S.: 724

    Tutunamayanlar, “Selim Işık ve Turgut Özben” adında iki karakterin hayata tutunmaya çalışmasının, vazgeçişlerinin, kabullenişlerinin hikâyesi…

    Turgut, çok sevdiği Selim’in intiharını araştırıyor ve iç hesaplaşmasında kaybolurken buluyor kendini. İç sesini dinliyor, Olric’i. Hayat dediğin, tutunmakla tutunamamak arasında ince bir çizgide geçiyor. İşte bu arayış, mükemmel cümleler doğuruyor.

    Sana kim tanıklık edecek?

    “Dur bakalım, dur bakalım hele. Öyle kolay değilmiş, değil mi? Kolay olsaydı biz yapardık. Yapmadığımıza göre, bizim de kendimize göre bir bildiğimiz var. Biz de okuduk onları. Onlardan, dediğin anlam çıkmaz. Çıksaydı biz bilirdik senden önce. Hepimiz birbirimize tanıklık ederiz. Sana kim tanıklık edecek?” (S.:388)

    Kaybettiniz benim gibi

    Siz de benim gibi,

    Günleri

    Sevgiyle isteyerek

    Değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek

    Bir sıkıntı ve nefretle yaşadınızsa, Ankara güneşi sizin de

    Uyuşturmuşsa beyninizi, Ata’nın izinde

    Gitmekten öbür bir kavramı olmayan

    Cumhuriyet çocuğu olarak yayan,

    Pis pis gezdinizse

    Hergele Meydanı’nda, bu sarı ve tozlu alan

    İğrendirmediyse sizi,

    Bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi,

    Kaybettiniz (benim gibi).

    Hiç alışamadım

    “Eşyalarınıza alışamadım, yadırgadım onları. Salon-salamanjeyi, deniz gibi aka ve kauçuk köpüklü yatağı olan karyolayı, aynı takımın yaldızlı gardırobunu ve tekrar aynı takımın şifonyerini ve tekrar aynı takımın tuvaletini sevemedim. Evinizde Türkçe bir şey kalmamıştı. Bana anlayış gösterecek yerde büfeyi gösterdin”.

    Farkında değilsin

    “Sen, yalın düşüncelere alışıksın sadece. Hayatın asıl tadı, gerçek tuzu olan ikinci dereceden bilinmeyen güzelliklerin farkında değilsin”.

     

    Faydası yoktu

    “Belki de anlatmaya çalıştın birilerine. Kim bilir? Anlatamadın; belki o insanın yüzüne bakar bakmaz anlatmanın yararsızlığını gördün.” s.89

     

     

    Yaşayabilirdim

    “Benim gibi az gelişmiş bir ilkokul öğrencisinin de başarabileceği tek şey buydu. Kötülüğe kayıtsız kaldım; ona içimde yer vermedim. Kara ekmeği aş zorundaydım; ama kötü şiir okumadan da yaşayabilirdim”.

     

     

     

    Ben kimim?

    “Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime laf geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana ‘Bugün, ne yapmalı?’ diye soracak olurlarsa, ancak ‘Önce kendini düzeltmelisin’ diyebilirim. Bu temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir: kendini çözemeyen kişi kendi dışında hiçbir sorunu çözemez”.

    Tanıdığıma sevindim

    “Şu anda, sana güzel bir laf söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim” dedi.

    Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden için rahat etmeyecek: “Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda”.

    Öyle güzeldiniz ki efendimiz

    “Günahlarımın ağırlığına dayanamıyorum Olric. Neden beni uyarmadın?

    Buna hakkım yoktu efendimiz, öyle güzel gürlüyordunuz ki. Size kapılmamaya imkân yoktu. Çevrenizdeki bütün sahtelikleri öyle güzel aydınlatıyordunuz ki…”

    Bilmedi…

    “Hafiftim, güzeldim, rüya gibiydim; bakmasını bilmedi”.

    Biz adam olmayız Olric

    “Bizdeki kitapların çoğu iri harflerle basılıyor Olric. Kültür seviyemizi gösteriyor bu iri harfler. Okumayı yeni öğrenen bir millet olduğumuz için iri harfleri tercih ediyoruz. Daha harfleri yeni söktüğümüz için, onları satırlar arasında kaybetmekten korkuyoruz. Az gelişmiş harfleri seviyoruz. Geniş aralıklı satırlar, sayfanın kenarlarında aka boşluklar, içimizi serinletiyor. Bütün babalar, oğullarına: ‘Oku da adam ol!’ diyorlar. Tekrar de kimse okumuyor. Biz adam olmayız Olric”

    Kitapları Koruma Derneği

    ”Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. Bana kalırsa, bir “Kitapları Koruma Derneği” kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli…”

    Hayaller ve hayat

    “Bir insan hayalleriyle nereye kadar yaşayabilir?”

    Hayır diyebilmek

    “En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler, kaldım. Oysa kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni”.

    Hoşça kal…

    “Ben iç dünyama dönüyorum. Orada rüya kırıklığına yer yok”.

    Tutunamayanlar, “Selim Işık ve Turgut Özben” adında iki karakterin hayata tutunmaya çalışmasının, vazgeçişlerinin, kabullenişlerinin hikâyesi… Turgut, çok sevdiği Selim’in intiharını araştırıyor ve iç hesaplaşmasında kaybolurken buluyor kendini. İç sesini dinliyor, Olric’i. Hayat dediğin, tutunmakla tutunamamak arasında ince bir çizgide geçiyor. İşte bu arayış, mükemmel cümleler doğuruyor. Sana kim tanıklık edecek? “Dur bakalım, dur bakalım hele. Öyle kolay değilmiş, değil mi? Kolay olsaydı biz yapardık. Yapmadığımıza göre, bizim de kendimize göre bir bildiğimiz var. Biz de okuduk onları. Onlardan, dediğin anlam çıkmaz. Çıksaydı biz bilirdik senden önce. Hepimiz birbirimize tanıklık ederiz. Sana kim tanıklık edecek?” (S.:388) Kaybettiniz benim gibi Siz de benim gibi, Günleri Sevgiyle isteyerek Değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek Bir sıkıntı ve nefretle yaşadınızsa, Ankara güneşi sizin de Uyuşturmuşsa beyninizi, Ata’nın izinde Gitmekten öbür bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak yayan, Pis pis gezdinizse Hergele Meydanı’nda, bu sarı ve tozlu alan İğrendirmediyse sizi, Bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi, Kaybettiniz (benim gibi). … Hiç alışamadım “Eşyalarınıza alışamadım, yadırgadım onları. Salon-salamanjeyi, deniz gibi aka ve kauçuk köpüklü yatağı olan karyolayı, aynı takımın yaldızlı gardırobunu ve tekrar aynı takımın şifonyerini ve tekrar aynı takımın tuvaletini sevemedim. Evinizde Türkçe bir şey kalmamıştı. Bana anlayış gösterecek yerde büfeyi gösterdin”. Farkında değilsin “Sen, yalın düşüncelere alışıksın sadece. Hayatın asıl tadı, gerçek tuzu olan ikinci dereceden bilinmeyen güzelliklerin farkında değilsin”. Faydası yoktu “Belki de anlatmaya çalıştın birilerine. Kim bilir? Anlatamadın; belki o insanın yüzüne bakar bakmaz anlatmanın yararsızlığını gördün.” s.89 Yaşayabilirdim “Benim gibi az gelişmiş bir ilkokul öğrencisinin de başarabileceği tek şey buydu. Kötülüğe kayıtsız kaldım; ona içimde yer vermedim. Kara ekmeği aş zorundaydım; ama kötü şiir okumadan da yaşayabilirdim”. Ben kimim? “Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime laf geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana ‘Bugün, ne yapmalı?’ diye soracak olurlarsa, ancak ‘Önce kendini düzeltmelisin’ diyebilirim. Bu temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir: kendini çözemeyen kişi kendi dışında hiçbir sorunu çözemez”. Tanıdığıma sevindim “Şu anda, sana güzel bir laf söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim” dedi. Tekrar de az gelişmiş bir cümle söylemeden için rahat etmeyecek: “Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda”. Öyle güzeldiniz ki efendimiz “Günahlarımın ağırlığına dayanamıyorum Olric. Neden beni uyarmadın? Buna hakkım yoktu efendimiz, öyle güzel gürlüyordunuz ki. Size kapılmamaya imkân yoktu. Çevrenizdeki bütün sahtelikleri öyle güzel aydınlatıyordunuz ki…” Bilmedi… “Hafiftim, güzeldim, rüya gibiydim; bakmasını bilmedi”. Biz adam olmayız Olric “Bizdeki kitapların çoğu iri harflerle basılıyor Olric. Kültür seviyemizi gösteriyor bu iri harfler. Okumayı yeni öğrenen bir millet olduğumuz için iri harfleri tercih ediyoruz. Daha harfleri yeni söktüğümüz için, onları satırlar arasında kaybetmekten korkuyoruz. Az gelişmiş harfleri seviyoruz. Geniş aralıklı satırlar, sayfanın kenarlarında aka boşluklar, içimizi serinletiyor. Bütün babalar, oğullarına: ‘Oku da adam ol!’ diyorlar. Tekrar de kimse okumuyor. Biz adam olmayız Olric” Kitapları Koruma Derneği ”Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. Bana kalırsa, bir “Kitapları Koruma Derneği” kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli…” Hayaller ve hayat “Bir insan hayalleriyle nereye kadar yaşayabilir?” Hayır diyebilmek “En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler, kaldım. Oysa kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni”. Hoşça kal… “Ben iç dünyama dönüyorum. Orada rüya kırıklığına yer yok”.

  • in

    Tolga Güleç ile Yeliz Şar birbirlerini silemedi

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Geçtiğimiz günlerde boşanan Tolga Güleç ile Yeliz Şar sosyal medyada birbirlerini takip etmeye devam ediyor.

    Ağustos 2012’de nikah masasına oturan oyuncu çift Yeliz Şar ile Tolga Güleç, geçtiğimiz günlerde boşandı.

    Tolga Güleç ‘Bundan sonra arkadaşız’ dedi, Yeliz Şar ise ‘Bitmesi gerekiyordu bitti’ açıklamasını yaptı.

    Boşanmanın üzerinden 10 gün geçmiş olmasına rağmen ne Yeliz Şar ne de Tolga Güleç brilikte yer aldıkları fotoğrafları sosyal medya hesaplarından hesabından kaldırmadı.

    Soyadı hala ‘Güleç’

    Yeliz Şar’ın ‘Güleç’i soyadını da değiştirmemiş olması dikkat çeken diğer bir detay…

  • in

    Tüfekle havaya ateş açan kişi etkisiz hale getirildi

    #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin #kadinkitabi #Haber #Gündem #magazin #kadin

    Sultangazi’de belediye binasının önünde pompalı tüfekle ateş eden Cuma Ali Ş. güvenlik güçlerince yakalandı.

    Cuma Ali Ş. Sultangazi Belediyesi’ndeki imar müdürlüğünde oturduğu bina ile ilgili düzenleme yapmak istediğini bildirdi, ancak bu isteğe olumsuz yanıt aldı.

    RASTGELE ATEŞ AÇTI

    Sinirlenerek tepki gösteren bu kişi kısa süre sonra elinde bir av tüfeği ile bugün saat 11.00 sıralarında Sultangazi Belediyesi önüne gelerek rastgele havaya ateş açmaya başladı.

    TESLİM OLMAYINCA, POLİSLER ETKİSİZ HALE GETİRDİ

    Kısa sürede bölgeye sevk edilen polis ekipleri, Cuma Ali Ş.’ye elindeki silahı bırakarak teslim olmasını istedi. Ancak kimseyi yanına yaklaştırmayan Cuma Ali Ş.’yi, Sultangazi Güvenlik Müdürlüğü Asayiş Bürosu’ndan bir görevli arkasından yaklaşarak etkisiz hale getirdi.

Daha Fazla Yükle
Congratulations. You've reached the end of the internet.