in ,

sıradanlaşan hayatınıza renk katmanın zamanı gelmedi mi?

“hayatı, yaşamanın iki yolu vardır. Biri hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri; her şeyin bir mucize bulunduğunu düşünmek…” -Albert Einstein

Evet her gün görebilmekteyizdir, bir ihtimal her sabah beraber uyanabilmekteyizdir, kim bilir artık eskisi kadar coşku verici gelmiyordur değil mi elini tutmak, gözlerinin içine bakmak… Bu yalnız ikili ilişkilerimiz için geçerli değildir aslına bakarsak bir de işimiz vardır. Her gün aynı insanları görmek, bir ihtimal her gün aynı işi yapmak, aynı sokaklardan geçmek… Her günü aynı şekilde geçiriyor olmak…

Şimdi gelin hep beraber hayatımızda o “rutin” deyip de bir kenara attıklarımıza, artık içimizi ısıtmayanlara bambaşka bir gözle bakalım bugün… Bu mevzu nereden çıktı diye sorabilirsiniz, derhal paylaşmak isterim..gün batımımını tamamımız severiz elbet… . gün batımı bazılarında derin anlamlar ifade etse de aslına bakarsak çoğumuzda  “yalnız rutin” bigün batımıydı aynı görünüm…

 

 

 

 

 hayatımızda aslına bakarsak bu şekilde “rutin” diye görmezden geldiğimiz ne oldukça güzellik vardı . Hepimiz her gün rutinimiz olan, mesela sabah yürüyerek işimize gidebilmek olanağımızın muhteşemliğini görmezden gelmekteyiz aslına bakarsak. Kısaca başka bir insanoğlunun yardımına gerek kalmadan, kendi kendimize, tam bir sıhhat içinde ve şükrederek gelebildiğimiz bir işimiz olması gerçeğine değil de genel olarak odaklandığımız “her sabah aynı can sıkan işe gitmek” olarak hayatımızda yer almıştır…

Yada başka bir örnek verelim, bizi her sabah uyandıran o güzeller güzeli eşimizin artık “eskisi kadar” çekici olmadığını da düşünüveririz. Peki hayatımızda olmasının bizlere katmış olduğu güzellikleri, sevdiğimiz bir kişinin elini tutabilmek olasılığının ne denli düşük bulunduğunu doğrusu aşkı bulmuşken bir de karşılığını alabiliyor olmanın güzelliğini görebiliyor muyuz? O güzelim eşimiz “iyi mi olsa her daim bizi bekliyor olan” oluverir; kıymetini ve yaşamımıza katmakta olduğu kıymeti unuturuz…

Sonrasında başka rutinlerimiz vardır, gece mesela yatmadan ilkin kendimize neler söyleriz… Oysaki benliğimiz doğrusu kendi kendimiz bizlerden birazcık olsun sevgi beklemektedir. Fakat rutindir ya kendimizle kalmak kendi kendimize bakmak, bedenimiz bizlere ne söylüyor diye sormayız. Kendi iç sesimizi ben ne yapıyorum bu hayatta şu anda kime faydam var ne hayatımın amacı nedir benzer biçimde ağır sorulara girmeyiz… Aslen rutinimiz o şekilde bir yadsımak o şekilde bir “görmemek” haline gelir ki tüm yaşamımız süresince bizi her yere taşıyan o güzelim ayaklarımızın kıymetini bilmeyiz… O görkemli ellerimizin tüm gün bizim için yapmakta olduklarına, açtıkları kapılara, tokalaştıkları insanlara ve en önemlisi yiyecek yiyebilmemizi elde eden kaşık ve bıçak tutabilmelerine şükretmek için “bir dakikalık” zamanımız bile yoktur…

Sonrasında “rutin” olarak hayatımızda “devamlı iyi mi olsa orada olacaklar” diye düşündüğümüz annemiz ve babamız vardır değil mi? Onlar asla yaşlanmayacaktır, asla bizlere muhtaç olmayacaklardır yada asla yoksunluk durumlarını bilmeyeceğiz diye düşünürüz… Iyi mi olsa hayatımızın görkemli rutinleri içinde yer alırlar… Oysa bigün annemize “seni seviyorum” diyebilmemiz yalnız beş dakikamızı alır yada babamız ile bir mevzuda görüşmemiz fikrini almamız yada yalnız “seni özledim” diyebilmemiz aslına bakarsak o güzel rutinimizin bir dakikasına karşılık gelir…

O bizim rutin diye nitelendirip de kıymetini bilemediğimiz ve her gün bizimle olduklarına bir an olsun durup da teşekkür etmeyi çoktan unuttuklarımız sevgili arkadaşlarımız vardır sonrasında… Iyi mi olsa yaşam hep müsaade edecektir, bu akşam görmezseniz, üç ay sonrasında, beş ay sonrasında göreceksinizdir. Seneler geçer ve siz onların hep orada aynı şekilde kalacaklarını düşünürsünüz… Iyi mi olsa “rutinlerdir” doğrusu varlardır, her gün için sizin elde ettikleriniz arasındadırlar… lakin işte bizim koşa koşa hususi olarak izlemeye gittiğimiz gün batımı kadar özeldirler aslına bakarsak… Kısaca siz Kos Adası’nın görkemli köyü Zia’da oturuyor ve bundan önceki bir ihtimal binbir değişik gün batımına birlikte rol almış olsanız bile bir sonraki gün batımını görebilecek olma “olasılığınız” sadece bir gününü bu görkemli manzaraya ayırma şansını bulabilmiş ben kadardır…

 

 

Her ne kadar hayatımızın o “rutin” diyerek görüp de yadsıdıklarımız arasına çoktan dahil olmuş olsalar da, hayatımızın her anı hayatımızdaki her şahıs aynı aşama özeldir. Hepimiz senelerdir aynı yüzleri görüyor, aynı elleri tutuyor ve artık “bu durum  rutin” haline gelmiş olsa da bunun kıymetini anlamamız için bu muhteşemliği yitirmemiz gerekmez. Aslolan kuvvet ve aslolan kıymet biz sadece bu “rutin” içinde tüm bu hayatımızda var olanların güzelliğini anlayabildiğimiz durumda oluşur… Hepimiz şükrettikçe, onları “rutin” olarak görmekten çıkıp her anımızı “oldukça hususi bir an” olarak nitelendirdikçe hayatımızın her anı dönüşür… Kos Adası’nın görkemli köyü Zia’da bigün batımına tanıklık edebilmek zevkine erişmek kadar güzeldir her akşam aynı manzarayı görebilmek tadı… Mühim olan bu “keyif” güzelliğine aynı hayranlıkla bakabilmektir… İşte bu sadece biz o “rutin” olarak nitelendirdiklerimizin gerçek kıymetini anladığımızda gerçekleşebilir…

Bu yüzden bu yazıyı okuyan sen, şu anda hayatında “rutin” olarak görüp de vakit ayırmadığın kim var ise ve her ne var ise, tekrardan “aşık” gözlerle bak… Fanatik gözlerle bak… Her seferinde ilk sefer görmüş benzer biçimde bak… Bir tek yitirdiğinde kıymetini idrak etmek durumunda kalmamak için aslına bakarsak o görkemli “rutin”lerini oldukça fakat oldukça sev…

Ellerine, ayaklarına, vücuduna, varlığına, nefesine, sen olmaya ve hayatına girmiş olan tüm güzelliklere şükürle bak… Onlar “rutin” değil, onlar yalnız sana birlikte rol alan görkemli güzellikler. Bu sebeple yaşamının her anı, her günü, her saati bir ötekinin aynısı olsa da ve biz onu sadece “rutin” olarak görüp basitleştirmiş olsak da; mutlak birer mucize olarak yaratılmıştır…

Ne düşünüyorsun?

0 Puanlar
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Yazar/Author, Storyteller
Sağlık, beslenme, diyet, moda, stil, aşk, evlilik, güzellik, makyaj, anne, çocuk, bebek, hamilelik, alışveriş, kadın yaşamına dair konular kadinkitabi.com’da

Kan ve Gül Kitabı Özeti

Survivor’da Büyük Sürpriz!